Size Gök Kapılarını Açacak Amelleriniz Olsun
| Tuna Şubesi - Tuna Şubesi Seminer |
İKRA Derneği Tuna Şubemizde, her Cuma akşamı yapılan ilim sohbetlerinin bu haftaki (06.01.2012) hatibi EMİN ATALAY hocamızdı. Program Murat Elçiboğa kardeşimizin okuduğu Kur'an ziyafeti ile başladı. M.Ali Tekinalp kardeşimiz ise okunan Kur’an ayetlerinin mealini aktardı...
Emin Atalay hocamız dersinin konusu Riyazü’s-Salihinde yer alan ve Hz. Ömer’in rivayet ettiği üç kişinin kıssasını anlatan hadisi şerifti:
Vaktiyle üç arkadaş yolcuğa çıkmışlardı. Yolda giderken havanın kararmasıyla bir mağaraya sığındılar. Onlar içerideyken dağdan yuvarlanıp inen bir kaya o mağaranın ağzını kapattı. Bunun üzerine birbirleriyle şöyle konuştular:Tek dayanağımız daha önce işlediğimiz iyi amellerimiz kaldı. Allah için yaptığımız amellerimizle Allah'a dua edelim de, belki bizi bu belâdan kurtarır. Bunun üzerine içlerinden biri:
Ey Rabbim! Benim çok yaşlı annem, babam ve bir de küçücük çocuklarım vardı. Onlara ben bakardım. Otlaktan koyunlarımla döndüğümde, koyunları sağar ve çocuklarımdan önce anne ve babama süt içirir, onlara öncelik verirdim. Bir gün geç kaldım, karanlık bastıktan sonra ancak gelebildim. Annem ve babamı uyumuş olarak buldum. Yine her zamanki gibi, koyunlarımı sağdım ve çocuklarım açlıktan bağrıştıkları hâlde annem ve babam'dan önce onlara süt içirmeyi münasip bulmadım.
Anne ve babamı da uyandırmaya kıyamadığım için, sabaha kadar başları ucunda, hazır vaziyette ayakta bekledim. Eğer bu amelim senin katında kabul olunup rızanı kazanmışsa, göğü görecek kadar olsun önümüzü açıver yâ Rabbi! dedi.
Allahu Teâlâ da kayayı biraz kaldırmak suretiyle bir miktar açtı ve gökyüzünü gördüler.
İkinci kişi şöyle dua etti: Allah’ım amcamın bir kızı vardı, onu çok seviyordum. Onunla birleşmek istedim, fakat teklifimi kabul etmedi. Birkaç yıl sonra bir kıtlık olunca bana geldi. Bana teslim olmak şartıyla yüz yirmi altını vermeyi kabul ettim. İlişkiden önce “Allah’tan kork mührümü bozma “dedi. Ben de Allah’tan korkarak bundan vazgeçtim. Verdiğim altınları da ona bıraktım. Allah’ım bu işi senin için yapmışsam şayet, bu kayadan çektiğimiz belayı bizden defet.
Kaya biraz daha açıldı. Fakat çıkış için yine yeterli değildi.
Üçüncüsü ise şöyle dedi: Ey Rabbim, ben iki ölçek buğday gündelikle işçi çalıştırıyordum. Bir gün öğle vakti bir işçi geldi ve akşama kadar diğer işçilerin gün boyunca yaptıkları kadar iş yaptı. Ben de ona tam gün yevmiye vermek istedim. Bu durum karşısında diğer işçiler itiraz ettiler. O işçi de kızıp ücretini almadan çekip gitti. Ben de o adamın hakkı olan iki ölçek buğdayı toprağa ekmeye devam ettim ve çobanları ile birlikte bir inek sürüsü temin edinceye kadar işlettim.Bir gün o adam gelip benden kalan ücretini istedi. Ben kendisine: Çobanları ile birlikte şu sürü senin, dedim. Ey Allah'ım! Eğer bunu senin rızan için yaptıysam, kalan kısmı da aç! diye dua etti.
Dua biter bitmez mağaranın ağzını kapatan kaya tamamen açıldı. Adamlar çıktılar ve yollarına devam ettiler.”
Sizin de sadece Allah rızasını gözeterek ve zor zamanlarda duaların kabulü için vesile edinilecek ammeleriniz olsun. Ne dersiniz!.. Gelecek için böyle amellerden daha güzel bir yatırım olabilir mi?
Emin Atalay hocamız dersinin konusu Riyazü’s-Salihinde yer alan ve Hz. Ömer’in rivayet ettiği üç kişinin kıssasını anlatan hadisi şerifti:
Vaktiyle üç arkadaş yolcuğa çıkmışlardı. Yolda giderken havanın kararmasıyla bir mağaraya sığındılar. Onlar içerideyken dağdan yuvarlanıp inen bir kaya o mağaranın ağzını kapattı. Bunun üzerine birbirleriyle şöyle konuştular:Tek dayanağımız daha önce işlediğimiz iyi amellerimiz kaldı. Allah için yaptığımız amellerimizle Allah'a dua edelim de, belki bizi bu belâdan kurtarır. Bunun üzerine içlerinden biri:
Ey Rabbim! Benim çok yaşlı annem, babam ve bir de küçücük çocuklarım vardı. Onlara ben bakardım. Otlaktan koyunlarımla döndüğümde, koyunları sağar ve çocuklarımdan önce anne ve babama süt içirir, onlara öncelik verirdim. Bir gün geç kaldım, karanlık bastıktan sonra ancak gelebildim. Annem ve babamı uyumuş olarak buldum. Yine her zamanki gibi, koyunlarımı sağdım ve çocuklarım açlıktan bağrıştıkları hâlde annem ve babam'dan önce onlara süt içirmeyi münasip bulmadım.
Anne ve babamı da uyandırmaya kıyamadığım için, sabaha kadar başları ucunda, hazır vaziyette ayakta bekledim. Eğer bu amelim senin katında kabul olunup rızanı kazanmışsa, göğü görecek kadar olsun önümüzü açıver yâ Rabbi! dedi.
Allahu Teâlâ da kayayı biraz kaldırmak suretiyle bir miktar açtı ve gökyüzünü gördüler.
İkinci kişi şöyle dua etti: Allah’ım amcamın bir kızı vardı, onu çok seviyordum. Onunla birleşmek istedim, fakat teklifimi kabul etmedi. Birkaç yıl sonra bir kıtlık olunca bana geldi. Bana teslim olmak şartıyla yüz yirmi altını vermeyi kabul ettim. İlişkiden önce “Allah’tan kork mührümü bozma “dedi. Ben de Allah’tan korkarak bundan vazgeçtim. Verdiğim altınları da ona bıraktım. Allah’ım bu işi senin için yapmışsam şayet, bu kayadan çektiğimiz belayı bizden defet.
Kaya biraz daha açıldı. Fakat çıkış için yine yeterli değildi.
Üçüncüsü ise şöyle dedi: Ey Rabbim, ben iki ölçek buğday gündelikle işçi çalıştırıyordum. Bir gün öğle vakti bir işçi geldi ve akşama kadar diğer işçilerin gün boyunca yaptıkları kadar iş yaptı. Ben de ona tam gün yevmiye vermek istedim. Bu durum karşısında diğer işçiler itiraz ettiler. O işçi de kızıp ücretini almadan çekip gitti. Ben de o adamın hakkı olan iki ölçek buğdayı toprağa ekmeye devam ettim ve çobanları ile birlikte bir inek sürüsü temin edinceye kadar işlettim.Bir gün o adam gelip benden kalan ücretini istedi. Ben kendisine: Çobanları ile birlikte şu sürü senin, dedim. Ey Allah'ım! Eğer bunu senin rızan için yaptıysam, kalan kısmı da aç! diye dua etti.
Dua biter bitmez mağaranın ağzını kapatan kaya tamamen açıldı. Adamlar çıktılar ve yollarına devam ettiler.”
Sizin de sadece Allah rızasını gözeterek ve zor zamanlarda duaların kabulü için vesile edinilecek ammeleriniz olsun. Ne dersiniz!.. Gelecek için böyle amellerden daha güzel bir yatırım olabilir mi?



0 (212) 222 61 19
0 (507) 452 18 75
0 (212) 462 84 27
0 (212) 433 30 06
0 (507) 344 99 30

