ÖMER NASUHİ BİLMEN
| İlim ve Alim - Ömer Nasuhi BİLMEN |
Örnek Bir Âlim:
ÖMER NASUHİ BİLMEN
20. asrın değerli âlimlerinden biri olan Ömer Nasuhi Bilmen 1882'de Erzurum'da doğdu. Babası âlim bir zat olan Hacı Ahmet Efendi, annesi ise Muhibe Hanım’dır. İlk eğitimini Erzurum’da medresede alan Bilmen Hoca, 1908 yılında İstanbul'a geldi ve tahsiline buradaki medreselerde devam etti. 1913 yılında Medresetül-Kuzat (Hukuk Fakültesi)’ı bitirdi. Ardından Fatih Dersiamı payesini aldı, Sahn-ı Seman Medresesi'nde Kelam Müderrisliği yaptı. Muhtelif medreselerde, İstanbul İmam-Hatip Okulu’nda ve Yüksek İslam Enstitüsü'nde Usul-i Fıkıh ve İlm-i Kelam dersleri okuttu.
Ömer Nasuhi Bilmen, 1926 yılında İstanbul Müftü Muavinliğine ve 1943 yılında ise İstanbul Müftülüğü’ne tayin oldu. 1960-1961 tarihleri arasında ise Diyanet İşleri Başkanlığı yaptı.
|
Ömer Nasuhi Bilmen, eserleri ve hizmetleri ile bugünkü nesil üzerinde hakkı olan mümtaz bir şahsiyettir. Ömer Nasuhi Bilmen; Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu, Kur'an-ı Kerim Meali, Tefsir Tarihi ve Büyük İslam İlmihali gibi birçok eser yazan mütevazı ve muttaki bir ilim ve dava adamıdır. Bilmen Hoca, ayrıca inandığı değerlerden asla taviz vermeyen biri olarak bilinmektedir. |
Ömer Nasuhi Bilmen, ilmi ve tevazusu ile öne çıkan bir Müslümandır. Ömer Nasuhi Hoca, ilk defa 1947 yılında yayınlanan ve Türkiye’de en çok okunan kitaplardan biri olan Büyük İslam İlmihali’nin müellifidir.

Hoca Efendi, İstanbul Müftülüğü sırasında kişiliği ile herkesin sevgisini kazanmıştır. Örneğin; 1950’li yılların başında, astsubay olan Hekimoğlu İsmail, Ömer Nasuhi Bilmen Hocaefendi’yi makamında ziyaret eder. O tarihte yeni namaza başlamanın heyecanı içindedir. Hoca Efendi’ye şu soruyu sorar:
- Hocam, görevim gereği beş vakit namazı tam olarak ve zamanında kılamıyorum. Acaba eğitim sırasında, namazı ima ile kılmam caiz olur mu?
Ömer Nasuhi Bilmen, bu soruyu duyunca ağlar ve bir müddet sonra gözyaşları içinde:
- Kıl evladım, kıl. Allah kabul etsin… Sen o halde bile, namaz derdinde olursun da, Allah senin namazını kabul etmez mi? Hem de senin o namazın benim namazımdan daha sevaplı olur, der.
Görev yaptığı yerlerde ve talebeleri nezdinde müsamahası ve mütevazi kişiliği nedeniyle “şeker muallim” lakabıyla anılan Ömer Nasuhi Hoca Efendi’ye niçin bu kadar müsamahakâr davrandığı sorulur. O da şu cevabı verir: “Evladım! Anadolu'nun Allah diyen insana ihtiyacı var.”
Ömer Nasuhi Bilmen, tek parti döneminin yasakçı ortamında onurlu bir duruş sergilemiş ve dinde reform isteyenlere “Bozulmamış bir dinde reform mu olurmuş?” diyerek karşı durmuş, yüzlerce talebe yetiştirmiş ve ardında onlarca cilt kitap bırakmış bir büyük âlimdir. Ömer Nasuhi Hoca Efendi, İstanbul müftüsü iken evin kapısını sabaha karşı bir polis memuru çalar ve kendisine resmi bir evrak verir. Evrakta Ezan-ı Muhammedî'nin tekrar Arapça okunacağı kararı bildirilmektedir. Sevinç gözyaşları döken Hocaefendi, hemen Fatih Camii'ne, oradan da diğer yakın camilere ve mescitlere gider. Bu güzel haberi görevlilere ulaştırır. Fatih Camii’nin minarelerinden Ezan-ı Muhammedî Arapça olarak okunmaya başlayınca Hoca Efendi gözyaşları içinde şükür secdesine kapanır.
Zor dönemlerde önemli işler yapan ve Müslümanlara yol gösteren Ömer Nasuhi Bilmen Hoca Efendi, 1971 yılında İstanbul’da vefat eder. On binlerce Müslümanın katıldığı cenaze namazının ardından Edirnekapı Şehitliğine defnedilir. Cenazesinde konuşan İstanbul Vaizi Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı’nın gözyaşları içinde cemaate söylediği şu sözler onu en güzel şekilde anlatır: “Muhterem hocamızın vefatıyla bir ilim güneşi daha battı. Hoca Efendi'yi sevmeyenler sevmesini bilmeyenlerdir!” Allah (c.c.) mekânını cennet eylesin.
HAZIRLAYAN: Ahmet YAPICI
0 (212) 222 61 19
0 (507) 452 18 75
0 (212) 462 84 27
0 (212) 433 30 06
0 (507) 344 99 30

