BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ

İlim adamlarının eserleri birer çiçektir. İnsanlar da arı. Bu çiçeklerden lazım gelen usareyi alıp bal yapmak bizim vazifemizdir.
Said Nursi yakın geçmişte yetişmiş en büyük İslam alimlerinden ve fikir adamlarındandır. 1876 yılında Bitlis vilayetinin Hizan ilçesine bağlı Nurs köyünde doğmuştur. Babasının adı Mirza, anasının adı Nüriye’dir. Genç yaşta edindiği dini ve pozitif bilimlerdeki derin bilgisine şahit olan devrin ilim çevreleri Ona “çağının eşsiz güzelliği” anlamına gelen “Bediüzzaman” lakabını vermişlerdir.
Said Nursi manevi çöküntüye uğrayan cemiyetimizin yeniden dirilip ve silkinip kendine gelmesi için yılmak yorulmak bilmez bir manevi değer mücadelesine kendini adamış, aklın, müsamahanın, inancın, ilericiliğin, çalışkanlık ve karşılıklı sevginin hükümran olmasını isteyen, bu uğurda kavga veren ve kurtuluşun tek reçetesi “dinimize sarılmaktır” diyen bir kahramandır.
Bir de kendinden dinleyelim kendisini “Beni, skolastik bataklığı içine saplanmış bir medrese hocası zannediyorlar. Ben, bütün müspet ilimlerle, asr-ı hazır fen ve felsefesiyle meşgul oldum. Bu hususta en derin meseleleri hallettim. Hattâ bu hususta da bazı eserler telif eyledim. Fakat ben öyle mantık oyunları bilmiyorum. Felsefe düzenbazlıklarına da kulak vermem. Ben, cemiyetin iç hayatını, mânevî varlığını, vicdan ve imanını terennüm ediyorum. Yalnız Kur’ân’ın tesis ettiği tevhid ve iman esası üzerinde işliyorum ki, İslâm cemiyetinin ana direği budur. Bu sarsıldığı gün, cemiyet yoktur. Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, âhiretimi de. Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına birşey bilmiyorum. Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harplerde bir câni gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere mâruz kaldım.” diye anlatıyor.
1907’de Van’da Medresetü-z Zehra adında din ve fen ilimlerinin birlikte okutulduğu bir İslam üniversitesi kurmak fikriyle İstanbul’la geldi ve hayatı boyunca bu fikrini gerçekleştirmek için gayret gösterdi. Van’da temelleri atıldı, fakat Birinci Dünya Savaşının çıkmasıyla bu projesi yarım kaldı.
Birinci Dünya Savaşı yıllarında doğu cephesinde gönüllü alay komutanı olarak hizmet etti. Bitlis müdafası esnasında yaralanarak esir düştü. 2,5 yıl Rusya'da esaret hayatı yaşadıktan sonra 1917'deki Bolşevik İhtilali esnasındaki kargaşadan yararlanıp Varşova, Viyana ve Sofya yoluyla İstanbul’a dönmüştür. Dönüşte, Osmanlı'nın en üst düzey dinî danışma merkezi olan Dar-ül Hikmet-il İslamiyye'de görev yaptı.
1925 yılında Van'da eğitim faaliyetlerinde bulunurken, o sırada meydana gelen Şeyh Said hareketi sebebiyle, bu harekete karşı çıktığı halde tedbir olarak önce Burdur'a, ardından Isparta ve Barla'ya gönderildi. Burada 8 yıl kaldı. Risale-i Nur isimli Kur'an tefsirinin çoğu bölümlerini burada yazdı. Eserleri ve fikirleri sebebiyle Eskişehir Mahkemesine sevk edildi.Sürgüne gönderildiği Kastamonu'da eserlerini yazmaya devam etti. 1943'te Denizli Mahkemesi'ne, 1948'de Afyon Mahkemesi'ne sevk edildi. Mahkemeler beraatla neticelendi.
İşte o hapishane dışındayken bile -1925 ve 1960 yılları arasında- böyle mahkum muamelesi gördü. Fakat Osman Yüksel'in dediği gibi o ''Mahkemelerden mahkemelere sürüklendi. Ama mahkûmken bile hükmediyordu.'' 18 Mart 1960'da Emirdağ'dan Isparta'ya oradan da gizlice Urfa'ya gitti (21 Mart). Bakanlığın Urfa'yı terket emrini tebliğ eden Emniyet Müdürü'ne : ''Ağır hastayım. Dönecek takatim yok. Zaten buraya ölmeye geldim'' dedi. 23 Mart sabaha karşı Kadir Gecesi vefat etti.
24 mart 1960’da perşembe günü Halilurrahman Dergâhından askeri uçakla geceleyin Afyon askeri havaalanına nakledildi. Oradan da karayoluyla Isparta tarafına götürülüp meçhul bir yere defnedildi.
Yazan : İbrahim ER
Geri
0 (212) 222 61 19
0 (507) 452 18 75
0 (212) 462 84 27
0 (212) 433 30 06
0 (507) 344 99 30

