NURETTİN YILDIZ ile Söyleşi
Hocam NURETTİN YILDIZ kimdir ? Bize anlatır mısınız ?
1990 yılından 2000 yılına kadar Hayır Severler Kur'an Kursunda yöneticilik ve hocalık yaptım. Bu ara 1996 yılında Senabil Vakfını kurduk. Şuan hala Senabil Vakfında islami hizmetler devam ediyoruz. Özetle Nurettin Yıldız bu.
Adet üzere cevap vereyim evli ve dört çocuk babasıyım. Çocuğumun biri lise öğrencisi ve bunun yanında hafızlık yapıyor, arapça öğreniyor. Diğer çocuklarım ufak en ufağı 8 yaşında o şuan burda olsaydı bu röportajı zor yapardık.
Hocamızın bu deyimi orada bulananların gülmesine vesile oldu.Tabi ki hocamızda bize eşlik etmeyi ihmal etmedi...Hocam hiç durmadan size 2.sorumuzu soralım. Hayatınızı Bize özetlediniz şüpesizki bu anlattıklarınız denizde bir bardak su.Bize hiç unutmadığınız bir anınızı anlatır mısınız ? Bu sorumuz üzerine hocamız bize çay söyledi.Anlaşılan Nurettin hocamız bize bu anısını nalatırken "tatlı yiyelim tatlı konuşalım" der gibi oldu. Her neyse siz okuyucularımızı fazla meraklandırmadan sözü hocamıza bırakalım.
Anılarımdan bir tanesini seçmek çok zor. Size en duygusal anımı anlatayım. Emin(SARAÇ) Hocayla beraber Hindistana Ebul Hasan El Nedvi ziyaret emek için yaptığımız gezi olmuştur. Burada Emin Hoca Ebul Hasan El Nedvi'nin elini öpmek istemesi üzerine, karşılığında Ebul Hasan El Nedvi aynı hareketi gösterip Emin Hoca'nın elini öpmeye çalışmıştı. Bu olay beni çok etkilemişti. Ebul Hasan El Nedvi'nin bunun yapmasının sebebini sonradan anladık. Sebebi bizim Osmanlı torunu olmamız. Bizim halife çocukları görüyordu. Bu yüzden biz değil onun bizim elimizi öpmesi gerektiğini belirtmişti. Ebul Hasan El Nedvi bize şunları söylemişti. "Siz Osmanlı'nın torunusunuz mutlaka birgün yine eskisi gibi hilafete gelip İslam Dünyasını güçlendireceksiniz." Bu söz sonucunda bize çok dua emişti. Bugün burda bulunmamın, onun dualarının tesirinin olduğunu düşünmekteyim. Yine unutmadığım bir sözü daha onuda size taktim edeyim. Ebul Hasan El Nedvi aynen şöyle demişti. "Osmanlı aslandı. Ölen bir aslanın yavrusu geyik değil aslan doğar. Birgün bu yavru aslan büyür ve yine hakimiyeti eline alır."
Hocamızın bu anlattıkları, hocamız kadar bizi de duygulandırmıştı. Bir daha Osmanlı torunu olarak kendimizle gurur duymuştuk. Hocamızı dinlerken arasıra çaylarımızı da yudumlamayı ihmal etmiyorduk. Soluk almadan hocamızı dinlemeye devam ediyorduk..
Emin Saraç Hocamızın isteği üzerine Ebul Hasan El Nedvi'nin evini gezmiştik. Gördüklerimiz karşında şok olmuştuk. Oturma odasında birkaç minder dışında hiçbir şey yoktu. Minderlerde kartondan farksız değildi. İki tane minder getirmişlerdi. Bu minderlerin üzerinde bizim oturmamızı istemişti. Kendisi ise tahta üzerine oturmuştu. Yoğun isteğimize rağmen onu minderlerin üzerine oturtmayı ikna edememiştik. Muhabbetimizden sonra Emin Hocamız yatak odasını görmek istediğini söyledi. Ebul Hasan El Nedvi bu isteği kabul edip bizi yatak odasına götürmüştü. Yatak odasını görünce iyiden iyiye şaşırmıştık. İnanın bana buraya bir çobanı koysanız 2 saat dayanamaz. Yatak odası, yerde bir tahta, tahtanın üzerinde bir battaniye ve ince bir yastıktan ibaretti. Bunların hepsinin görüntüleri bende mevcut. İlerideki tarihlerde yapacağım sohbetlerden birinde Ebul Hasan El Nedvi'yi anlatacağım orad bu görüntüleri göstereceğim. Ebul Hasan El Nedvi yetiştiği talebelerinden gelen hediyelerle saraylar yaptırabilirdi. o bunları yapmamış herşeyini islama adamış bir alimdi. Ebul Hasan El Nedvi dünyanın gönlünü feth etmiş bir zaattı. Biz ordayken Müslüman olmayan Hidular bile onun önünde saygıyla eğiliyorlardı. Yazdığı kitaplar dünyanın her yerinde tercüme edilmiştir. En ünlü Kitaplarından bir tanesi Müslümanların Gerilemesiyle Dünya Neler Kaybetti kitabıdır.(Bu kitap bizim listemizde mevcuttur.) Kitaplarını kitap yazmak için yazmamıştır. O kitaplarını gönlünden yazmıştır. Kitapları özelikle Peygamberimizin hayatı birçok yerde ders olarak okutulmaktadır. Bende Mekkede öğrenciyken derslerimizi bu kitaptan okumuştuk.
Bu anlattıklarınız oturup bir daha düşünmemiz gerektiğini ifade ediyor. Hocam birçok çalışmanızı biliyoruz bunları bir kısmını takip ediyoruz. Son olarak kurduğunuz Sosyal Doku Vakfını bize anlatır mısınız ?
Sosyal Doku Vakfını ben kurmadım. Vakfı Senabil Vakfında çalışan arkadaşlarımız kurdu. Benden abilik yapmamı istediler. Onlara abilik yapıyorum. Onun dışında herhangi bir etkim yok. Benim faliyette bulunduğum vakıf Senabil Vakfıdır. Burada her pazar sabah saat 9 da kadın-erkek hekese sohbetler vermekteyim.
Allah çalışmalarınızda size yardım etsin. Hocam ülkemizde kitap yönünde ciddi sıkıntılar var. İnsanların neden kitap okuması gerektiğinin önemini bize anlatır mısınız ?
İmam Sehebi'nin meşhur bir sözü var "Bir insan 200 cilt kadar kitabı not tutmalı ve 500 takım kitap okumalı. Ondan sonra bir insan kitap okumaktan söz edebilir." diyor. İbni Teyimiye'nin okumasından söz edilince insanın aklı duruyordu. Saçlarından kendisini civiye bağlarmış. Okurken uyuklayacak olursa aşağı düşünce saçları asılmış oluyor böylece canı acıyor ve uyumuyordu. Biz böyle bir ümmetin devamıyız. Bu yüzden okumalıyız. Şimdi 20 sayfalık bir broşürü okuyan ben çok okurum diyor. Bu okumak değildir. Zehebi(ra) 74 yaşında vefat etmiş ve yaşamanın son 10 yılını kör olarak yaşamış. Zehebi'nin gözleri okumaktan kör olmuş. Müslüman günde en azından bir kitap okumalı ve hiç bir işini, ibadetini aksatmaz. Bunu tekrar tekrar söylüyorum bir müslümana kitap okuyormusun demek çok ayıp birşey.
Bu soruyu bana sorma. Benim kitap listem kabarıktır. Ben Türkçe kitap okumuyorum. Ben arapça kitaplar okuyorum. Ben Hadisi Şerif ağırlıklı okuyorum. Dolayısıyla benim okuduğum kitaplar şu etkili bu etkili diye saymam çok zor. Fakat altını çok çizdiğim kitap Fizilali Kur'andır. Fizilali Kur'an benim şarzlı pil makinamdır. Bundan devamlı şarz ederim kendimi çok faydalı oluyor.
Hocam farkındayız sizi çok yorduk. Size son bir sorumuz olacak...Bizim de İkra Derneği olarak kitap okuma ve okutma programımız bulunmaktadır. Bu programda yaklaşık bin kişi düzenli olarak kitap okumaktadır. Bu çalışmamızı nasıl buluyorsunuz ve okuyucularımıza neler tavsiye edersiniz?
Röportaj: İkra Derneği Yayın birimi


Comments
hocamı beğenerek dinliyorum ve o bir dahidir
her yöniyle mükemmeldir
yolun açık olsun kendirli rize.
RSS feed for comments to this post.